|
Zafer dolu aylar vesilesiyle mecburi Türkçe bir şiir: |
|
|
|
|
Yazar Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat
|
|
23-07-2008 |
Zafer dolu aylar vesilesiyle mecburi Türkçe bir şiir: SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ FARKLIYDI Prof. Dr. Mustafa Erdoğan SüratÇok gür bir sesle, “Allah Allah” nidasında ustalaşanların sesini Dünya duydu! Fakat muharebe meydanına mermi taşıyan kadının bebesini, Uyandıracak ölçüde bir desibelden  Çok uzaktaydı o nida; tınlıyordu, gönüldeki bir telden!
Farklı savaş böyleydi Şimdi, Aykırı fikirler yöneltmeli olağanlara:
Bozguna uğrattığınız bir ordunun Askerlerine, işaret parmağınızı upuzun Sallayarak: “Yakalarsam görürsünüz” Deme âdetiniz var mı?
Ya onların durumu Nedir? Bana muharebe günlüklerini getir!
Onlar da-diyelim ki-başlarıyla, “Görüşeceğiz” Manasında Tehdit savururlar mı? Bu tehditlerin yaygın olduğu coğrafi bölgeler, Geniş mi, dar mı?
Her Nefer, Savaşırken bağırır mı? Neferler Birer Karateci mi; bu gürültü ne?
Bakın köylü kadınlar, Savaşı seyrettikleri tepeden Hep birden, Tepki veriyorlar yine: “Kesin gürültüyü be, Nerden çıktı bu harp Niçin bağrışıyorsunuz? Bari hasımlarınızı darp Eylerken efendiliği koruyun ülen!”
Savaşlar tuhaf da, Barış görüşmeleri makul mü? Karşı heyetin başkanına yekten, “Yeşil ceviz reçeli-guatıra-iyi gelir” demek, Akıllı vicdan mı, hayırsever akıl mı?
Mesela Sevr Anlaşması “yapılırkene”, Yine başımıza ekşimişti birkaç kene.
Barış Masasına oturmak, İşkembecide arkadaş masasına oturmaya benzemez… Diyelim ki, Heyetler arası görüşmelerde, Biri tutup gömleğinizden çekerek, “cııırt” diye yırtıverse, Ve Adının Ayşe teyze olduğunu belirtip, çamaşır suyunuzu Değiştirmenizi önerse, Tövbe tövbe; Ağzımdan yel alsın, Şiirin üstü kalsın!
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |
|
Son Güncelleme ( 31-08-2009 )
|