|
ŞEHİR VE ÇOCUKLAR
Halid ÖZDÜZEN
Bu şehir kaskatı betonlarla yoğrulmuş, bazen bunaltıp karartıyor içimi . Politikanın çirkefi yansıyor caddelere… Memur ve emeklilerin çaresiz feryadı, sessizce Meclisin sağır duvarlarına çarpıyor.
Kargalarla tünemişler çatılara, simsiyah kargalar,baykuşlarla beraber,,. Güvercinlere nefes aldırmıyorlar.. Şehir karda kışta, hatta baharlarda bile buz kesiyor nedense ?. Denizi ve limanı yok bu şehrin. Ama bu şehirden çıkmak için, bir liman ve gemi düşlüyorum. Deniz uysal gök mavi hangisi hangisinden almış rengini bilemiyorum alıp başımı uzaklara çok uzaklara gitmek istiyorum başım darmadağınık bir türlü toplayamıyorum. Bazen bu şehir hayallerimi bile sıkıyor , içimi karartarak.. Caddeler boyu haykırmak istiyorum ama caddeler kör, sokaklar sağır, cansız kalabalıklarla dolu meydanlar…. Peyzajın katilleri fısıltıyla konuşuyor parklarda, birileri yeşili yok etmeye soyunmuş, habire kesip söküyorlar , neslini tüketmek için ağaçların. Her şey yapay, her şey sefil, şehir rant kapısı olmuş birilerine… Sokaklara sanki arabalar yağmış, kaldırımlar insansız yaşama alışıp özel oto-park alanlara dönüşmüşler, … Balkonlarda açan çiçekler cılız, yeşiller bile çamur rengi nedense ? Apartmanlardan havalandırmaya çıkmış mahkum çocuklar oynuyor sokaklarda… ciğerlerinde karbon kokusu benizler soluk, ama yinede cıvıl,cıvıl çocuklar. Olesiye sevdiğim çocuklar tutuyor ellerimden, bunca yorgunluğa rağmen, beni de koşturmak istiyorlar. Çocuklaşmak, geçiyor içimden ama zincirlermi kıramıyorum. ! Gözüm gönlüm daralıyor, rüyalarım bile artık siyah-beyaz, ama bu kasvetli şehirden bir türlü çıkamıyorum….
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |