28-09-2026
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
Anasayfa
Çağımızın Bilim Kurgu Romanı:
Kullanıcı Oylama: / 25
Yazar Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat   
13-02-2007
Ebu Welid bin Abba Vite'den

Çağımızın Bilim Kurgu Romanı:  
 

      ……..zavallı,  gezgin  bir kurbağacık, kainatlar-arası bir şöhrete seslenme cesaretini nereden alıyordu?…..

                                 

KONUŞ  ZACKO

                  
HAYAT MI YALAN, HAYAL Mİ?
Türkçe'ye Uyarlayan: Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat  

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 13-02-2007 )
Devamı...
Malatya Günlükleri - 4
Kullanıcı Oylama: / 24
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
13-02-2007

Malatya Günlükleri – 4

                                                                                                  Bilal SÜRGEÇ

                                          (Devam):

      1996 yılının başlarında İstanbul’da Darülaceze binasına Sultan Abdülhamit’in posterleri asılmıştı. Bir grup İşçi Partili bu durumu protesto etmiş postere yumurta atmışlardı.

  Sait Abi ile  Malatya’da yayın yapan Sena TV’de bu olaya da değinmiştik. İşçi Partisi’nin Malatya teşkilatından  bir yetkilisi canlı yayına bağlanarak Abdülhamit hakkında  aleyhte konuşmaya başladı.İşçi Partisi yanlısı Ulusal TV’nin bugünlerde “ En büyük devrimci Hz Muhammed” diye yayın yapması kimseyi aldatmasın o yıllar da Turan Dursun’u Türkiye’ye tanıtan bu partinin adamlarının çıkardığı 2000’ e Doğru dergisiydi. Biz yine konuya dönelim İşçi Partili diyordu ki “din insanları böler din olmasın. Din olmasa barış olur. Din yerine insanları birleştiren duygu yurtseverliktir. Emperyalizme karşı yurtseverlik olsun.” Said Abi  Müslümanlara “kardeş” olmayanlara “hemşerim” diye hitap ederdi. İşçi Partiliye şu soruyu sordu “Yahudiler, Müslümanlar ve Hırıtiyanlar Küdüsü’ü çok seviyorlar. Orada Yurtseverler niye anlaşamıyorlar? “  

  İkinci Abdülhamit’i  Müslüman kesimden bir kısım insan hatadan münezzehmiş gibi görürdü. Sait Çekmegil olayı devrin şartları içerisinde incelenmesi gerektiğini  Sultan İkinci Abdülhamit’in kendi devrindeki ilmiye sınıfının yetersizliğinden  diye şikayet ettiğini işaret ederdi. 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 14-02-2007 )
Devamı...
'KÜRESEL ISINMA' TUZAĞI
Kullanıcı Oylama: / 37
Yazar Raci Durcan   
13-02-2007
             ‘KÜRESEL ISINMA’  TUZAĞI

                                           RACİ DURCAN
                                                07/02/2007
       

                                    

       ImageBu yıl kış gelmedi.

       Sabah kalktığımda ilk yaptığım iş pencereden dışarı bakıp ne kadar kar yağdığını gözlemek oluyor. Bununla da yetinmiyor, şehirlerası telefon görüşmelerinde muhatabıma havanın yağışlı olup olmadığını sorma ihtiyacı hissediyorum. Hemen herkes durumdan memnuniyetsizlik izhar ediyor, eski kışların kalmadığından yakınıyor. Susuzluk ve kıtlıkla karşı karşıya kalmak fikri hepimizin zihnine yerleşdi.

  İklimlerin değiştiği ve bundan en fazla Kuzey Amerika’nın etkileneceğini bundan iki yıl önce öğrenmiştim. Daha önce yazan olmuş mudur bilmiyorum ancak, ben Akşam Gazetesi yazarlarından Serdar Turgut’tan öğrenmiştim. Amerika’nın Ortadağuyu işgal nedenini açıklamak için yazmıştı. Herkes petrol için ABD’nin Ortadoğuya geldiğini düşünürken, Kuzey Amerika’nın ikliminin değişerek buz tutarak yaşanmaz hale geleceğini; bu nedenle ABD nin başka yerleşim bölgeleri aradığını öğrenmek benim açımdan ilgi çekici olmuştu. Amerika’nın petrol kaynaklarına sahip olmak amacıyla bölgeye geldiğini söyleyenlerden daha mantıklı bir izah tarzıydı. Kuzey Buz Denizindeki buz kütlelerinin eriyerek Gulfstream akıntısına yol açtığını ve bunun da Amerika kıtası ikliminde ne kadar önemli rol oynadığını öğrenmiş oldum. Ardından vizyona giren The Day after Tomorrow ‘Yarından Sonra’ adlı film olayın üzerine tuz biber ekti. ABD, iklim değişiminin ardından kabaran okyanusun altında kalarak yok olacağını bu filmle  Dünya’ya ilan etmiş oluyordu. Dünya’yı ateşe boğan ve insani hiçbir gücün diş geçiremediği ülkenin böyle bir doğal afetle tarihten silinmesi bana da ilahi adalete uygun göründü.
Yorum yazınız (10 Yorum)
Son Güncelleme ( 13-02-2007 )
Devamı...
'YOLDAKİ İŞARETLER'LE NEREYE?
Kullanıcı Oylama: / 29
Yazar Raci Durcan   
30-01-2007
 ‘YOLDAKİ İŞARETLER’LE NEREYE?
                                                   
Raci Durcan

    ImageOsmanlının yıkılmasıyla dünya üzerinde belirleyici unsur olan İslam siyaseti de tasfiye edilmiş oldu. Tek bir devletin toprakları üzerinde birçok yeni devlet kuruldu. Bunlar da ya işgal edildiler, ya da halkları Batı yanlısı idarecilerin zulmüne terk edildiler. Bu, batı için kesin bir zafer anlamına geliyordu. Dahası zaferleri siyasi olmaktan öteye de geçti, zihinsel işgali kapsama alanına aldı. İslam dünyası şaşkınlık içerisindeydi. Bu şaşkınlık yoğun tartışmaları beraberinde getirdi. Yarım yüzyıldan fazla süren ve halen devam eden  yenilginin zihinlerde soru işaretleri bırakmaması mümkün değildi. Müslüman aydınlar yenilginin sebeplerini arıyorlardı. Doğruya iman edenler yenilmiş, batılın arkasındakiler kesin bir zafer kazanmışlardı. Burada bir yanlışlık vardı.

 Yorum yazınız (5 Yorum)
Son Güncelleme ( 01-07-2012 )
Devamı...
Malatya günlükleri - 3
Kullanıcı Oylama: / 24
Yazar Bilal Sürgeç   
30-01-2007
Malatya günlükleri – 3
                                     
Bilal Sürgeç

                                                                                                (Devam):

      ImageSait Abi sık sık bizi Peygamber  dışında hiç bir insanın sözü davranışı İslam’ı bağlamadığı konusunda ikaz ederdi.. Bir ara İktibas dergisinde  Risale-i Nur  hakkında tenkit yazıları yayınlanıyordu. Sait Abi , Said-i Nursi’yi biraz da şefkatle  anarak  onun şu sözünü de hatırlattı “Yanlışlar nefsimden doğrular  Kuran’dandır.”  Said-i Nursi’nin İslam adına uzun yıllar  hapiste yatması Sait ağabeynin onun hakkında merhamet yüklü ifadelerinin temel nedeniydi. Ancak derviş yapılı bir arkadaşı yanına gelmişti.Adı Şevket Kösemen’di Onu biraz tatlı sert tenkit ettikten sonra  “Eskiden marksistin. Mücadeleci idin. İslama dönüşünü nefis bir bildiri yayınlayarak ilan etmiştin. Sonra Nurcluğu seçip niye böyle pasifleştin?” 

Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-01-2007 )
Devamı...
Ağabeyim Mehmed Said Çekmegile
Kullanıcı Oylama: / 10
Yazar İsmail Gürsoy   
30-01-2007
  Ağabeyim Mehmed Said Çekmegil’e
 Image

İsmail Gürsoy

Seyidiydi aklın, fikrin, imanın

Yiğitleri böyledir bu dünyanın

Saadet yolunda kara sevdanın

Çiçeği, balı, arısıydı O 

Zarar gelse müminlerin birine

Üzülürdü, oturmazdı yerine

Duydum yeni gelmiş, Bursa iline

Doğru düşüncenin mayasıydı O 
Yorum yazınız (3 Yorum)
Son Güncelleme ( 31-10-2007 )
Devamı...
OKUMA(K) ile YAZMA(K) ARASINDA
Kullanıcı Oylama: / 27
Yazar Necmettin Evci   
30-01-2007
OKUMA(K) ile YAZMA(K) ARASINDA

Necmettin Evci 
 

ImageGünlük hayhuy ve resmi program içinde okumanın da yazmanın da asli içerikleri zayıfladı. Okuryazar olmanın kanıtı için ilk mektep şahadetnamesi yeterli sayılmaktadır. Oysa bizim okuryazar nice cahillerimiz vardır. Daha ileri giderek cehaleti artıran okuryazarlıklardan bile söz edilebilir.  Okumak harf sembollerinin kelime ve cümle sırasıyla oluşturduğu ses dizgelerini çözmenin ötesinde anlaşılmamıştır. Okumanın anlamla, anlama ve düşünmeyle bağlantısı tek kategoriye indirgenerek kurulur. Nasıl ki, ‘yazma’ ile belli bir anlama, fark etme ve ifade etmenin gereklilik ilişkisi kurulmuyorsa. ‘Okumak’ yazıyla zapt edilmiş anlamı algılamak, ‘yazmak’ da zihnimizdeki anlamı yazıyla zapt etmek (burada zabıta ve zabıt kâtipleri hatıra getirilmelidir) değildir. Onların hayat içinde sandığımızdan çok geniş ve derin karşılıkları vardır. Hayatı ve hayat içinde okuyamayanlar yazılı metinleri hakkı ile okumada da yetersiz kalacaklardır. Yazı için de aynı şeyleri düşünebiliriz. İhmalin alacakaranlığında kalmış kimi kelimeleri el yordamıyla olsun biraz yoklamak istiyorum. Onlara çok belirgin olmayan yumuşak bir dokunuş bile benim için önemli olacaktır. 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-01-2007 )
Devamı...
SADDAM İDAM EDİLMİŞ OLABİLİR Mİ?
Kullanıcı Oylama: / 42
Yazar RACİ DURCAN   
10-01-2007
                                                SADDAM İDAM EDİLMİŞ OLABİLİR Mİ?
                                                                                                                 RACİ DURCAN

                                                                                                              9Ocak 2007, Ankara

   ImageSaddam Hüseyin'in idam görüntüleriyle bayrama girmenin burukluğunu
yaşadık bu sene.. Bunda etkili olan şey, Saddam'a acımaktan çok bu
idamının sembolik anlamının bir tehdit içermesiydi. Aylarca süren bir
yargılamada infazın bayram gününe denk gelmesi tesadüf değildi.
Gizlice çekildiği intibaın verilmesine gayret sarf edildiği anlaşılan
görüntülerin bütün dünyaya servis yapılması da... Hadisenin arkasından
şiddetlenen Şii-Sünni savaşıyla  istediklerini bir kere daha
fazlasıyla aldılar.
    Saddam'ın idamı, tek başına üzerinde durulmayı gerektirecek önemde
değildir. Fakat gizli çekim yapıldığı intibaı verilen görüntülerdeki
tuhaflık dikkat çekiciydi. Ülkesine büyük zararlar vermiş bu insanın
ortadan kalkmış olması bizi fazla alakadar etmesi gerekmezdi. Ancak
olayın sunuluş şekli, bu meseleyi birkaç bakımdan ele almayı
gerektiriyor.
Yorum yazınız (7 Yorum)
Son Güncelleme ( 11-01-2007 )
Devamı...
GAVURA GAVUR DENİRSE NİÇİN KIZIYOR
Kullanıcı Oylama: / 10
Yazar Bahattin BİLHAN   
10-01-2007
  
GAVURA GAVUR DENİRSE NİÇİN KIZIYOR 
 

                                                                                   Bahattin BİLHAN 
 
Gavura "gavur" denirse kızar, 
Müslümana "müslüman"denirse kızmaz, 
Kızmak da ne, sevinir, içi açılır, mutlu olur. 
 
Halbuki gavura gavur denirse bunu hakaret kabul eder. 
Söyleyene de hakaret edebilir. 
Hatta bir çok gavura da müslüman dense kızmazlar... 
Müslümana gavur dense kıyamet koparır. 
Acaba neden; acaba niçin? 
Adam kendi iradesiyle gavurluğu seçmiş ise, 
İslamı yalnış veya "gericilik" görmüş de reddetmişse, 
Gavurluğu da iyi ve ilericilik görmüşse, 
Gavurun yolunu tutmuşsa, 
Adama "Sen busun!" diyene niçin kızsın? 
Kendi yüzünü, gözünü beğenmeyen, reddeden insan düşünülür mü? 
Kişiliğini bilmeyen insan, nasıl insandır?... 

                                                                  Bahattin BİLHAN

 
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-10-2007 )
<< İlk < Önceki 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 Sonraki > Son >>

Sonuç 1931 - 1940 Toplam: 2067


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 50 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
192618676 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net