28-09-2026
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
Anasayfa
E V E D Ö N Ü Ş
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Ebu Welid bin Abba Vite   
25-04-2007
Ebu Welid bin Abba Vite'den     

Çağımızın Bilim Kurgu Romanı     

ANA BÖLÜM V:   

Gezi Notlarına Devam:

    E V E   D Ö N Ü Ş  

    Türkçe'ye Uyarlayan: Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat       

I. KISIM:  B İ R  K A Y I P 

          Image  Kurbağa Alfred, Anti-dünyadaki Tuhafistan vatandaşı kimliği ile Bay Öztürk, sadece Miraç istikametine dönme hak ve şerefini elde edebilen her fani gibi belleğini yitirmiş, dünyaya döndükten sonraysa, Anti-dünyada kendisine söylendiği üzere, yeni bir kimlikle, sanki bıraktığı yerden devam ediyormuşçasına hayatını sürdürmeye başlamıştı: Çalışkan, terbiyeli öğrenci Uryel'di o ve de yalnızca bu kimlikteki belleğine yazılı olan geçmiş bir yaşama sahipti.

                   Çalışkan öğrenci Uryel, saatler bir “Bayram Arifesi”nin akşamını gösterirken, okuldan çıktı; evinin yolunu tuttu. Onu herkes, oğul Uryel olarak tanırdı. Politeknik okulunun bu en yetenekli, en çalışkan öğrencisi, kumaş tüccarı Uryel bey'in oğluydu çünkü. Babasıyla aynı adı taşıyor olması  yüzünden insanlar ona Genç  yahut Oğul Uryel demeye alışmışlardı.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 25-04-2007 )
Devamı...
Tanrı'yı Politikaya Geri Getirin
Kullanıcı Oylama: / 21
Yazar Dr. Ahmet Cetinbudaklardan alınmıştır   
25-04-2007
Tanrı'yı Politikaya Geri Getirin

ImageALEKSANDR SOLJENITZIN, "Gulag Takımadaları" ADLI ESERİYLE DÜNYACA TANINAN VE ABD'DE 20 YILI BULAN SÜRGÜN HAYATINDAN SONRA TEKRAR MEMLEKETİNE DÖNEN ÜNLÜ RUS YAZARI. YAZARIN AŞAĞIDAKİ MAKALESİ 1996 YILINDA NPQ TÜRKİYE DERGİSİNDE YAYIMLANMIŞTI.

MOSKOVA -Ahlâkın politikadaki rolü, haklılığı tartışmasız kabul edilen zorunlu payı nedir? 
Erasmus, politikanın etik bir kategori olduğuna inanıyor ve etik dürtüleri ortaya koymasını istiyordu. Ama bu tabii 16. Yüzyıl'daydı.  
Sonra bizim Aydınlanmamız geldi ve 18. Yüzyıl'da artık ahlâki terimleri devlete ve eylemlerine uygulamanın inandırıcı olmadığını John Locke'dan öğrenmiş bulunuyorduk. Sıkıntı verici ahlâki kısıtlamalardan tarih boyunca çoğunlukla uzak kalmış olan politikacılar da, böylelikle fazladan bir tür kuramsal gerekçe kazanmış oldu. Devlet adamları arasında ahlâki dürtüler her zaman politik dürtülerden daha zayıf olmuştur; ama devlet adamlarının verdikleri kararların sonuçları günümüzde çok daha geniş ölçekli olmaktadır.  
Yorum yazınız (0 Yorum)
Devamı...
DİLİN BAĞIMSIZLIĞI KENDİSİNDEN MİDİR?
Kullanıcı Oylama: / 20
Yazar Ercan ARSLANER   
25-04-2007
DİLİN BAĞIMSIZLIĞI KENDİSİNDEN MİDİR?
                                                                                  
Ercan ARSLANER 

 

     ImageDilimizin kaderi diğer dünya dillerinden farklılık gösterir; çünkü  yapılan müdahaleler yabancıları bile bezdirmiştir. Avusturyalı Türkolog yazarı Barbara Frischmuth önceleri hevesle öğrenmeye başladığı Türkçeyi öğrenmekten vazgeçer. Sebebini soranlar “Yetişemiyorum, her gün yeni kelimelerle pösteki saymak zorunda kalıyorum.” diye cevap verir. (1) Çünkü dünün “muvaffakiyeti “başarı” ile değiştirildi. Başarı da yetmemiş, o da kenarda bırakılarak bir çeviride  onun yerine “erişi” yazılmış. Bunun çok örneklerini görüyoruz. “Savaş” kelimesini bilmeyenimiz yok ama “savaşım” ne oluyor? Kelimenin sonundaki ek, iyelik  ekinden nasıl ayrılacaktır?“ Dilbilimin bulduğu  temel ilkelerden  biri  sözcükler  arasındaki söyleyiş benzemezliğidir. “Yazım, savaşım  vb.” kelimelerinin  sonundaki –ım  bu benzemezlik ilkesine yeterli derecede  aykırıdır. 

      Dilde yenileşme veya kelimeleri değiştirme ihtiyacı hiçbir zaman milletin  kendisinden  gelmediği gibi ona sorulmamış bile. Değişimi  yapaylaştıranların amaçlarına  objektif bir bakış yapılırsa, karşımıza tarihimizle aramıza bir duvar örülmek isteği çıkabilir. Bu şahıslar, resmi yetkilerini de kullanarak çoğu yerde, çoğu zaman tarihimize yön veren etkenlerden koparak kendi anlamlarını belirlemek için yeni kelimeler bulmaya yönelmişlerdir. 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 25-04-2007 )
Devamı...
Esir Ingiliz Askerlerinin Zihinde bıraktığı Sorular
Kullanıcı Oylama: / 19
Yazar Raci Durcan   
14-04-2007
Esir Ingiliz Askerlerinin Zihinde bıraktığı Sorular
                                        

Raci Durcan

                                      

  Iran kendi karasularına giren 15 İngiliz askerini tutuklayınca bir kere daha Dünya’nın yüreği ağzına geldi. Savaş tehlikesiyle birlikte Teksas petrolünün fiyatı yükseldi, Dünya borsaları hareketlendi.  Ortalık iki hafta sonra ancak duruldu. Herkes rahat bir nefes aldı, savaş tehdidi şimdilik bitmiş, kabus sona ermişti. Iran olaydan büyük bir zaferle çıktı. İngilterenin itibarı yere serildi. Mazlum halkların yüreği bir defa daha soğruldu. Dünyanın egemen güçlerinin her istediklerini yapamayacakları, karşılarında bazılarının dik durabileceği anlaşıldı. Halkı müslüman ülkelerin gençleri, Batılı yönetimler karşısında dik duruş sergileyemeyen kendi hükümetlerini aşağılarken İran’a karşı artan bir bir hayranlık hissettiler.


Yorum yazınız (10 Yorum)
Son Güncelleme ( 29-04-2007 )
Devamı...
YAZMAK VE YAŞAMAK
Kullanıcı Oylama: / 18
Yazar Necmettin EVCİ   
10-04-2007
YAZMAK VE YAŞAMAK

Necmettin EVCİ 
 

Her yaşadığımızı yazmalı mıyız?

Yaşanmamış olanlar gerçeklik değerini yitirirler mi?

Yoksa yazar için yaşanmamış veya yaşanması imkânsız olanlar, yerine göre daha mı kışkırtıcı ve gerçektir?

Yazmak yaşam içinde hangi gereksinimi karşılar, hangi amacı gözetir? 

1.

Geçenlerde okuryazar çevremizde hatırı sayılır bir yer edindiği sanılan bir dostumu ziyarete gittim. Yazıdan ve yazmaktan söz etti.

“Her şeyi yazıyorum dostum” dedi, ‘Yazmadan yaşayamıyorum. Yazılmamış olanları yaşanmamış sayıyorum’

“Amel defterini kendin mi tutuyorsun? İyi ama buna güç yetiremezsin” diye karşılık verdiğim an sanat gündeminin bir dönem esaslı tartışma konusu olan yazmak ve yaşamak ilişkisi üzerine yoğunlaşmaya başlamıştım bile. Benzer anlayışı ‘Yaşamsız Sanat Olmaz’ başlıklı denemesinde ilk Yaşar Kemal dillendirmişti. (Milliyet/Sanat dergisi, S.70) Ardından Ahmet Oktay’a, Hilmi Yavuz’a, Nedim Gürsel’e kadar hemen her sanatçımız bir şekilde tartışmaya katıldılar. Gürsel’in bu konuları tartışan ‘Yaşadığını Yazmak’ ve ‘Yazarak Yaşamak’ başlıklı yazıları net bir tutumu izah etmesi yanında olgusal gelişme içinde toplumcu gerçekçiliğin poetik yeniden yapılanma arayışına istikamet kazandırması açısından da önemliydi. (Bkz. Nedim Gürsel, Başkaldıran Edebiyat, s.93-120, Yapı Kredi yay. İst 1997) Yazar bu yazılarında yaşadığını yazmanın gün geçtikçe öncülüğünü yitiren bir yazarlık tutumu olduğunu, yazmak için yaşamak gerektiğini öne sürmenin günümüzde hiçbir önem taşımadığını, çünkü yazının bilinçli üretime dayanması gerektiğini, yazıda yerine göre yaşamla hiçbir ilişkisi kurulamayan kurmaca, soyut gerçekliğin olduğunu örnekler vererek ve açık bir dille vurguluyordu. Kaçınılmaz bağlantılarını göz ardı etmeyerek sanat ve gerçekliğe kısmen değindikten sonra farklı bir açıdan yazı ve yaşam olgusuna eğilmek istiyorum. 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 10-04-2007 )
Devamı...
ESRARLI HAZAR YOLLARINDA
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Ebu Welid bin Abba Vite   
10-04-2007
Ebu Welid bin Abba Vite'den    

Çağımızın Bilim Kurgu Romanı    

ANA BÖLÜM V:  

Gezi Notlarına Devam:

ESRARLI HAZAR YOLLARINDA

Türkçe'ye Uyarlayan: Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat   

     GEZİ NOTLARI (devam) 

            4 HAZİRAN 2002: Büyük Karadeniz'i Geçiş;

            ImageÖnce takdim: Büyük Karadeniz neresi? Orta sesin en iyi korunduğu yer. Orta ses ne peki? Hazreti İbrahim'in adını taşıyan İbrahimi makamının temel sesi. Küçük bir öykü, konunun anlaşılmasını kolaylaştıracaktır: Mustafa Kemal Paşa, Batı kültürünün yıldız kuruluşlarından Pathé plak şirketinin sanat yönetmenini Çankaya'ya çağırtmış;
            -“Bana İbrahimi makamında bir eser kaydedeceksiniz..” demişti. Belli ki okumuş Osmanlı Paşası, Müslüman Sami'leri yani Arapları eski şeriatların musiki tarihinde buluşturan barış sesini herkesten önce farketmiş. Fakat o günlerde, Osmanlı kökenli devlet adamının bildiğini bilebilecek bir sanatçı ara ki bulasın; İbrahimi ses dizisini ne duyan var ne de söyleyen... Hoş bizim Erkan Özerman'ın kaset okuyucuları dışında bu gün bile sözkonusu makamda şarkı mırıldanabilecek sanatçıya rastlanmaz ya, neyse! Plak şirketi, o devrin şark bülbülü Diyarbakırlı Celal Güzelses'e tarihimizin ilk ve tek İbrahimi yetmişsekizliğini doldurtmuş bindokuzyüzotuzlu yıllarda. (Bu plak, saf İslam kültürüne aşık rahmetli babamın arşivinden kalan eserler arasında mevcuttur.)
Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 10-04-2007 )
Devamı...
UMUTSUZ KALDIĞIMDA
Kullanıcı Oylama: / 12
Yazar M. Selim Soysal (MSS)   
10-04-2007
  UMUTSUZ KALDIĞIMDA 
Image    
Aşılması zor bir engeldir, 
İçimde ki sıkıntı beni esir aldığında. 
Evlerin ışıkları mutluluğa yanarken, 
Evimin buğulu camından baktığım, 
O karanlık sokağımdaki, 
Kahkaha sesleriyle, 
Işığı mutluluğa yanan o evlerin kapısını, 
O an çalasım geliyor… 
 
Sonra Amaaann, derim, 
Amaaann, takma kafana be Selim, 
Derim kendi kendime, 
Bugünlerde gelir geçer, sabredelim… 
Yorum yazınız (4 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-10-2007 )
Devamı...
Could this be the final chapter in the life of the book
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Richard Pohle   
10-04-2007
Richard Pohle 
 

The Bodleian Library in Oxford is one of several major collections taking their first steps towards allowing books to be digitised
Could this be the final chapter in the life of the book 

The world's libraries are heading for the internet, says Bryan Appleyard. If this means we lose touch with real books and treat their content as 'information', civilisation is the loser

'The majority of information," said Jens Redmer, director of Google Book Search in Europe, "lies outside the internet." 
 
 

Redmer was speaking last week at Unbound, an invitation-only conference at the New York Public Library (NYPL). It was a groovy, bleeding-edge-of-the-internet kind of affair. There was Chris Anderson, editor of Wired magazine and author of The Long Tail, a book about the new business economics of the net. There was Arianna Huffington, grand panjandrum of both the blogosphere and smart East Coast society.  

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 08-11-2007 )
Devamı...
Eski ilaçları severim....
Kullanıcı Oylama: / 13
Yazar Dr. Murat Kınıkoğlu   
22-03-2007
Eski ilaçları severim....
Dr. Murat Kınıkoğlu
                             Image Hastalar, doktorlarının tıptaki gelişmeleri yeteri kadar takip edip etmediğini merak ederler. Örneğin benim, her muayeneye geldiğinde kendisi ile ilgili yeni bir ilacın çıkıp çıkmadığını soran bir hastam var. Acaba yeni ilaçlar ve tedavi metotları için bu kadar istekli olmalı mıyız?

Eskiden biz doktorların, yeni bilgilere ulaşmak için, kütüphanelere gidip saatlerce yabancı tıp dergilerini karıştırması gerekirdi, şimdi ise İngilizce bilmek ve bilgisayar kullanabilmek tüm araştırmalara ulaşabilmemiz için yeterli. Bence günümüz tıbbında doktorların sorunu “yeni ilaçlara ve tedavi metotlarına ulaşamamak” değil. Esas sorun; bize sunulan bilgilerin hangisinin doğru, hangisinin ticari (para kazanma amaçlı) olduğunu ayırabilmek...
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( 25-03-2007 )
Devamı...
<< İlk < Önceki 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 Sonraki > Son >>

Sonuç 1911 - 1920 Toplam: 2067


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 55 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
192618699 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net